Casio FS-08F-1 ve Swatch YLS4007

Kendimi ödüllendirme, eğer beğendiysem alma alışkanlığım başlamıştı. 2003 Yılında ilk olarak Babaannemin verdiği 50 milyon TL harçlıkla akrep yelkovanını, kasasının küçüklüğünü, altında mono siyah dijital ekranını, inceliğini ve hafifliğini beğendiğim Casio FS-08F-1...

Swatch SCM106-2

Saatsiz hiçbir anım olmuyordu. Hatta eğer kolumda saat yoksa yürüyemiyordum bile. Kesinlikle ömürleri çok uzun değildi. Uzun bir dönemi kapsayan süreçte hangi saatleri kullandım pek hatırlamıyorum ve sadece aklımda kalanlar yada aklıma gelenlerin hikayesini...

Analog Dijital

Popüler olan Casio saatlerde bir çok özelliği gördüğümde açıkçası F91’e olan ilgim azalmıştı. Bir miktar param olduğunda kendimi saatçinin vitrininde buldum. Tabii ki asıl istediğim Casio databank modeli DBC-600’dü. Çok pahalıydı. Hiç alamadım. Olan paramı...

İlk Otomatik

Düğmeler çıkıntılardan dokunmatik hissi veren düz bir hale dönüyor. Her bir tuşun işlevi artıyor ve harfler ekleniyor. Ekrandaki yazılar çoğalıyor, daha çok şey gösteriyor ve artık yazı yazılabiliyordu saate: Casio DBC-600   Bu saate o kadar bağlanmıştım o kadar...

Hislon, Asahi vs.

Yine doksanlı yıllarda, ortaokul dönemimde rahmetli babamın Hislon kurmalı, tarih göstergeli saatini verdiler bana. Mika camı ve kasası çok yıpranmıştı ama çalışıyordu. Aynı dönemde rahmetli Kazım amcamın da Hislon sadece zamanı gösteren mavi kadranlı ama iyi...

Casio F91-W

İşte o efsane model sonunda piyasadaydı. İdeal ölçüler, net, okunur bir ekran, ince ve hafif… Saate baktığınızda -bence- görmek istediğin her şey -zaman, gün, tarih- oradaydı. Güçlü bir alarm ve çan sesi, gece görüşü için güçlü bir ışık ve sapasağlam uzun pil...